Emine Hatun
Çelebi Mehmed'in eşi Emine Sultan, değerli taşlarla süslenmiş ipek
battaniyelerin altında altın renkli saten çarşaflarda yatmaktadır. Altın ve
gümüş iplerle işlenmiş ağır kırmızı kadife perdeler pencerelerde asılı
durmakta, Sultanı dış dünyadan korumaktadır. Sıcak hava gül ve karanfil
kokularıyla kokuyor. Dulkadiroğlu Mehmed'in ceylan gözlü kızı, oğlu Veliaht
Prens Murat'ın doğumunun ardından bu yakışıklı odaya yerleştirilmiştir. 1404
baharında gece yarısıdır. Mumlar söndürülmüştür ama tek bir büyük altın
şamdan gece boyunca yanmaktadır. İki yorgun cariye yerde yastıkların üzerinde
uyumaktadır. Avludaki mermer çeşmeden fışkıran suyun melodik sesi odaya
yayılıyor. Emine Sultan uyuyamayacak kadar heyecanlıdır. Kınalı saçları
serbestçe omuzlarına dökülür. Kuş tüyü yastığına yaslanır. Kendini
gelecekteki ihtişamı hakkında hayal kurmaya bırakır. Zaman zaman, bir bebeğin
sarı kundağına sarılmış, uyuyan küçük Murat'a utangaç bir bakış atar. Onun
Osmanlı Padişahlığı tahtına çıkacağı günün hayalini kurmaktadır. Bu masum
erkek bebeğin annesi olduğu için kendisine bahşedilecek gücü hayal eder. Bu
pembe rüyada kalbi uzaklara, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkenti
Bursa'daki muhteşem saraya uçar.