Tarhan Sultan
Tarhan, Slav bir ailenin değerli kızıdır. Sarışın ve ruhanidir, yetenekli
olduğu kadar olağanüstü de güzeldir. Haremde büyümüş ve güzel sanatlar
eğitimi almıştır. Bir tarla kuşu gibi şakıyarak söylediği ahenkli şiirler
yazar. Bütün Osmanlı dünyasının olduğu kadar haremin de efendisi olan Sultan
İbrahim endişelidir. Henüz yirmili yaşlarında olmasına ve pek çok eşi ve
cariyesiyle yakınlık kurmasına rağmen, hanedanın yeni neslini güvence altına
alacak bir varisi, bir veliahdı yoktur. Bundan daha da kötüsü, aşkı onu
ayakta tutabilecek ve tahtını paylaşabileceği bir kadını henüz bulamamış
olmasıdır. Büyülü, unutulmaz bir günde büyüleyici Tarhan'ı fark eder. Genç
Sultan kendini onun gökyüzü mavisi gözlerinde kaybeder. Bu ilk görüşte
aşktır. Sıcak güneş ışığında mücevherler gibi parlayan çiğli bahar
çiçekleriyle dolu, parfüm kokulu bahçe yollarında birlikte yürürler. Tarhan,
sadece onun duyabileceği bir şekilde usulca şarkı söyler. İbrahim
sevinçlidir. Kalbi ona, aradığı kişinin o olduğunu söylemektedir. Sevgi dolu
bakışlar paylaşıyorlardır, ancak Padişah şimdi, ona bir erkek çocuk veremezse
onu kaybetmek zorunda kalacağından korkmaktadır. Aradan bir yıl geçer ve
İstanbul sevinçli bir haberle çalkalanır: Tarhan Sultan on beş yaşında anne
olmuştur! İmparatorluğun artık bir varisi vardır ve adı Mehmed'dir. Ancak çok
geçmeden Kraliyet ailesi bir trajediyle karşılaşır. Önce İbrahim ölür,
ardından da annesi Kösem. Genç oğluyla yalnız kalan Tarhan, verdiği sözü
tutar. Osmanlı İmparatorluğu'nun idaresini devralır ve Mehmed reşit olana
kadar imparatorluğu büyük bir başarıyla yönetir.