Rezervasyon

GİRİŞ TARİHİ
ÇIKIŞ TARİHİ
YETİŞKİN
2
ÇOCUK
0
PROMO KOD

Hotel Sultania'da sadık misafirlerimizi ödüllendirmeyi seviyoruz. Web sitemiz üzerinden doğrudan rezervasyon yaparak başka hiçbir yerde bulunmayan ayrıcalıklardan yararlanabilirsiniz.

  • En İyi Fiyat Garantisi
  • Rezervasyon ücreti yok
  • Otele gelinceye kadar ödeme gerekmez
  • Tam esneklik
  • Ücretsiz Wi-Fi
REZERVASYON

Masa Rezervasyonu









    Masaj Rezervasyonu








      Özel Teklif

      Talep Gönder








        by YASMAK HOTEL COLLECTION

        Floor3

        Devlet Sultan

        Olgun bir gül kadar güzel olan Devlet Sultan, Bursa Sarayı'nın en görkemli yatak odasında aniden bir kabustan uyanır. Korkudan titremektedir, göğsü inip kalkmakta, gözleri yaşlarla doludur. Sıcak bir yaz gecesi. Pencereye yürür ve kadife perdeleri ardına kadar açar....

        Arkasındaki Hikaye

        Devlet Sultan

        Olgun bir gül kadar güzel olan Devlet Sultan, Bursa Sarayı'nın en
        görkemli yatak odasında aniden bir kabustan uyanır. Korkudan titremektedir,
        göğsü inip kalkmakta, gözleri yaşlarla doludur. Sıcak bir yaz gecesi.
        Pencereye yürür ve kadife perdeleri ardına kadar açar. Mavi gözlerini
        ağaçlara diker, ardından bakışlarını gökyüzüne çevirir. Sayısız yıldız, sanki
        altın çivilerle sabitlenmiş gibi karanlık gökkubbeye işlenmiş görünmektedir.
        Onlar, sanki patlamak üzereymiş gibi turuncu yanan çok parlak bir yıldıza fon
        oluşturan, rastgele saçılmış neşeli pırıltılardır... Yıl 1389 ve Sultan
        Bayezid Niğbolu şehrinin surları önünde durmaktadır. Gökyüzü zifiri
        karanlıktır. Devlet'in tanıdığı tek aşık olan Padişah, danışmanlarını
        dinlemeyi reddediyor. Öfkeyle atına biniyor ve tek başına kaleye saldırıyor.
        Düşman ordusu her yanını sarmıştır ama o bir yıldırım gibidir. Surlarda bir
        gedik bulur ve kaleye girer. Surların üzerinde dimdik durur. Düşman askerleri
        şaşkına dönmüştür. Onun bir sonraki hamlesini beklerler. Surların altındaki
        savaş alanından cesur bir ses yankılanır. “Bayezid, hey Bayezid!” Sultan,
        birinin ona bu şekilde hitap etmesine şaşırır. Aşağı bakar ve konuşanın
        kendini göstermesini ister. Gölgelerin içinden yavaşça bir atlı belirir,
        ancak tepeden tırnağa uzun, dalgalı cübbelerle kaplıdır. Sultan onu
        tanıyamaz. “Seni sebat etmeye, sabırlı olmaya teşvik etmek için buradayım.
        Zafer senin elinde!” Ve ormana doğru atını sürüp uzaklaşır... Sultan uzun
        altın saçlarını okşar ve dudaklarında bir gülümseme belirir. Bunun bir kabus
        değil, aslında bir vizyon, çok iyi, olumlu bir alamet taşıyan bir rüya
        olduğuna karar verir. Kocası güvendedir. Savaşı kazanmıştır. Buna inanmak onu
        mutlu eder. İpek yatağına döner ama uyuyamaz. Kalbinin derinliklerinde hâlâ
        korkmaktadır. Onu büyük bir rahatlamaya kavuşturan şey, sabahın harika
        haberler getirmesidir. Şafak vakti saray bahçesine iki beyaz posta güvercini
        iner, Sultan'dan bir mesaj vardır: O gerçekten galip gelmiştir ve ona doğru
        geri dönmektedir.

        +90 212 528 08 06 [email protected] WhatsApp